Merhaba Sevgili Dostlarım,
Öncelikle yanlış anlamalara sebep olmaması için, yazının başlığındaki “X in (1945-1965), Y nin (1965-1985), Z nin (1985-2005)”, doğum yılları itibarıyla iş dünyamızda yer alan ve de almaya devam eden kuşaklardan öte, sadece (X) kuşağı için; “(Y) Yapay (Z) Zekâ” nın baş harflerinden geldiğini ifade etmek istiyorum. Dolayısıyla; “XYZ Uzmanı + XYZ Danışmanı” gibi yeni meslek gruplarımız da, şimdiden hayırlı olsun!😊
Sizlerinde çok iyi bildiği gibi son yıllarda hayatımıza girdikten sonra, hemen her yerde ve konuda kendine yer bulan ve de günden güne olağanüstü gelişmeler kaydederek, tüm yaşantımızda çok özel bir yer edinen yapay zekâ; özellikle iş yaşamında, oyunun kurallarını yeniden düzenliyor!..
Genel veya üretken yapay zekânın; Eğitim + Sağlık + Sosyal + Vs. ile normal hayatımıza kattıkları yansımalardan öte, bu yazımızda, sektörel olarak iş dünyamızda ve iş akış planımızda, yer alması düşünülen yeni stratejileri oluşturmak için; yönetim ve üretim kadroları olarak hangi yetkinliklere sahip olmamız ile yönetim kadrolarımızı bu özel niteliklere ve yetkinliklere nasıl kavuşturacağımız konusunun yanında, hizmet veya üretim sektörlerinde hemen hemen tüm kişi ve kuruluşların en önemli problemlerinin başında gelen “Nasıl? Yeni Müşteri / Müşteriler – Bulabilirim / Bulabiliriz” soruları için arayışları, sizlerle paylaşmak istiyorum. (Bir X Kuşağı Boomer Olarak 1955!😊)
Yukarıdaki paragrafın ilk bölümünde yer alan, “üretken yapay zeka uygulamalarının”, iş akış planlarınıza ve hedeflerinize göre, tüm süreçlerinize yansıması ile ilgili detayları; yapay zeka uygulamalarına, algoritmaları zorlayıp doğru sorular soran ve stratejileri saptayan konunun uzmanlarına bırakarak, “yeni müşteriler edinme” konusuna gelecek olursak…
Bilindiği üzere, geçtiğimiz yıllardan – son dönemlere kadar, şirketlerin; kendilerini tanıtmaları ve müşteri bulma şansları, genellikle “arama motoru skorları” üzerinden ortaya çıkarılıyordu!
Özellikle “Google + Yandex + Vs” gibi arama motoru sayfalarında, ürün veya hizmetlerimizi yansıtmak için tespit edilen, anahtar kelimelerle ilgili olarak yapılan aramalarda “reklamsız” gösterim sonuçlarına göre, ilk sayfalar ve ilk sıralarda olmak, müşteri adayları için önemli bir temas noktasıydı. Daha sonra da tıklanma sonucunda, ürün veya hizmetlerimizle ilgili, doğru anahtar kelimeleri arayanların ulaştığı, mobile uyumlu ve hızlı web sitemizdeki, aranan konu başlıkları ve o başlıklar altındaki özgün içerikler ile müşteri bulma şansımız oldukça yüksekti.
SEO (Search Engine Optimization / Arama Motorlar Optimizasyonu) uyumlu içerik üretimi; iş hayatımızın çok önemli bir yerindeydi ve de satış departmanlarının “Olmazsa / Olmaz” ıydı!..
Ama artık, üretken yapay zekanın gündeme sürekli yeniliklerle gelmesinden dolayı, insanlar arama motorlarından uzaklaşıp, yapay zeka uygulamalarına yöneliyorlar. Çünkü yapay zekaya istedikleri soruyu sorabiliyorlar ve de “doğru” sordukları sorulara karşılık, en kısa zamanda en detaylı ve “en doğru” cevapları alabiliyorlar. Bundan dolayı da, AWS + Microsoft + ChatGPT + Google + Apple gibi uluslararası dünya markaları “dijital ekosistemde” yatırım üstüne yatırım yapıyorlar ve her aşamada üretken yapay zeka stratejistleriyle, adım adım iş birliği içindeler!
Şöyle ki; dijital teknolojiler konusunun duayenlerinden Sn. Ercüment Büyükşener’in, Bloomberg Businessweek Türkiye de yayınlanan “Her şeyi Kaçırdığınızı mı Hissediyorsunuz?” başlıklı yazısında da belirttiği gibi…
“Uzun yıllar boyunca ekonomi, belirsizlik üretirdi. Ama bu belirsizlik, daha sindirilebilir bir tempoda ilerlerdi.
Gelecek; yatırım kararları, kariyer planları ve sektörel dönüşümler, belli bir zaman dilimi içinde anlamlandırılabilirdi.
Bugün ise zaman, sıkışmış durumda.
Aynı yıl içinde birkaç kez paradigma değiştiren para politikaları, birkaç ayda işlevini yitirebilen iş modelleri ve neredeyse her gün güncellenen teknolojik gelişmeler, hemen hemen her konuda karar almayı zorlaştırmaktan öte, karar alma duygusunu da aşındırıyor.
İnsanlar artık, doğru karar nedir? sorusundan çok, bu kararı almak için geç mi kaldım? sorusuyla hareket ediyor.
Yapay zeka, bu hissi derinleştiren en güçlü hızlandırıcılardan biri.
Çünkü bu kez mesele, yalnızca bir aracı öğrenmek değil. Öğrenme hızının kendisi, bir rekabet avantajına dönüşmüş durumda.
Bugün birçok profesyonel, teknolojiyi hiç bilmediği için değil, ne kadar hızlı adapte olursa olsun, bir sonraki dalgaya yine yetişemeyeceği için tedirgin.
Bu, klasik anlamda bir geri kalma korkusu yerine, çağın mantığını ıskalama ihtimaline dair, daha varoluşsal bir kaygı!”
Şeklindeki görüşlere, katılmamak mümkün değil!..
Piyasalardaki rekabet savaşlarının hakkını, teknolojik anlamda vermek konusu, özellikle bizim kuşaktaki arkadaşlar için biraz zor gibi geliyor? Ama yine de, gelişmelere açık olmak gerekiyor diye düşünüyor ve birkaç soru ile cevaplanması gereken bazı önerilerde bulunmak istiyorum!
*) Biz ne yapıyoruz? Veya ne satıyoruz?
*) Çözüm ürettiğimiz sorun veya sorunlar neler?
*) Satın alma anında markamız hatırlanıyor mu?
*) Hatırlandığı anda, ürünümüz veya hizmetimiz bulunabiliyor mu?
*) Özellikle mobile web sitenizde, Prompt mühendisliğinden yararlandınız mı?
*) Web sitenizde yapay zeka ile dost arayüzler kullanıyor musunuz?
*) Web sitenizi ziyaret edenleri takip eden, bir CRM sisteminiz var mı?
*) Sosyal medyanız, takipçilerinizi; özellikle web sitenize yönlendiriyor mu?
*) Markanıza ve iş planınıza, üretken yapay zeka desteği yatırımı düşünüyor musunuz?
*) Yönetim kadrolarınız ve çalışanlarınızın yapay zekaya yaklaşımları? + Prompt mühendisliği?
*) Kurum kültürünüze katkıları açısından çalışanlarınızın memnuniyeti ve yaşam standartları?
Bunlar ve bunlar gibi sorulara olumlu yanıtlar verebiliyorsanız mesele yok yolunuz açık olsun!
Ancak yapay zeka ile ilgili bir destek arayışınız olursa, üniversitelerimizin ilgili fakültelerinden destek almak da mümkün. Özellikle genç mezun arkadaşlarımız, neredeyse “Yapay Zekaya” takla attıracak hale geldiler. Ve kendilerine bir imkan verilmesini bekliyorlar!
Genellikle Z Kuşağı (1985-2005) temsilcilerinden oluşan ve özellikle dijital konularda uzman bu genç arkadaşlar, ülkemizin birçok yerinde; üniversitelerin ilgili fakülteleriyle birlikte OSB + Sanayi ve Ticaret Odası Üyelerine yönelik yaptıkları çalışmalar da, özellikle Linkedin ve Xing gibi iş platformlarında, her an karşımıza çıkabiliyor.
Benim de, en çok bu sosyal medya haberlerinde “beğeni” yapanlar dikkatimi çekiyor. Bu beğeni yapanlar arasında da işlerini doğru yapan “Uzman ve Danışman” kardeşlerimi tenzih ederek söylemek gerekirse, çalışma hayatına yönelik sosyal medya platformlarında, özellikle bizim kuşaktan, yani X kuşağından “Danışman” arkadaşlara da, biraz fazlaca rastlanıyor gibi geliyor. (Dijital Boomer / İnternatör / Yapay Zeka Dinozorları!😊)
Ama konumuz onlar değil. Herkesin yolu açık olsun!..
Bugün, artık şunu kabul etmemiz gerekiyor. Üretken yapay zekâ artık hayatımızın bir parçası!
Bundan geriye dönüş olma ihtimali “0” gibi bir şey!..
Eğer yaptığımız herhangi bir işte, rekabet kuralları çerçevesinde başarılı olmak istiyorsak, üretken yapay zekâyı yaşantımızın “bir ögesi” yapmalıyız. Ama asla “merkezi” değil. Çünkü “İnsan” hala çok önemli bir faktör! (Sn. Gökhan İşeri’ne de, çok çok teşekkürler!)
O nedenle, bu konuya ilgi duyan ve kendini geliştirmeye çalışan genç kuşaklarımızı, motive ederek desteklemekte fayda var, demek istiyorum!..
Daha mutlu bir gelecek için, iş akış planlarınıza yapay zekanın olumlu katkıları dileğiyle…
Sevgi ve saygılarımla
ALİ RIZA DEĞER
- Anasayfa
- Kurumsal
- Hizmetlerimiz
İşe Alım Danışmanlığı
Bordrolama Danışmanlığı
- Yayımlarımız
- İletişim

